ZULMÜN SON KARELERİ.

2013-04-11 21:49:00
ZULMÜN SON KARELERİ. |  görsel 1

Devamı

Atatürk ve Din Yok Milliyet Var Safsatası

2013-04-06 15:17:00
Atatürk ve Din Yok Milliyet Var Safsatası |  görsel 1

Atatürk ve Din Yok Milliyet Var Safsatası.     (Fotoğraf: Okuyamayanlar için, M. Kemal Atatürk’ün bu kitaba tepkisini gösteren yazıyı aynen aktarıyoruz: “Milletvekili Ruşenî Eşref Barkın 1926′da yazdı. Atatürk’ün kenar notları: “Aferin! Alkışlar!” (Resim %100 Osmanlı sitesinden alıntılanmıştır) *** Kemalist devrimciler, Halifeliğin kaldırılmasından itibaren laiklik adına dine karşı birçok adımlar atmışlardır. Zira bunlar, pozitivist, materyalist ve darvinist görüşlerin tesiri altındaydılar. Dinden boşalan yer, kemalizmle / ulusculukla doldurulmak istenmiştir.Bu bakımdan ilginç bir belge, Cumhurbaşkanlığı Köşkündeki Kütüphanede bulunan “Din Yok, Milliyet Var” başlıklı IV+247 sayfalık bir yazmadır.Yazar “Birkaç Söz” başlığı ile yazdığı önsöze şu ilk cümleyle başlıyor:   Devamı

Bir zamanlar AYASOFYA ! yıl 1904..

2013-03-31 15:03:00
Bir zamanlar AYASOFYA ! yıl 1904.. |  görsel 1

Bir zamanlar AYASOFYA ! yıl 1904.. AHHH AYASOFYA.... 1930 ile 1935 yılları arasında restorasyon çalışmaları nedeniyle halka kapatılan Ayasofya’da Kemal Atatürk’ün emriyle bir dizi çalışmalar yapıldı. Restorasyon sırasında Ayasofya'nın, ye...ni Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik ilkesi doğrultusunda, kiliseye tekrar çevrilmesi konusunda fikirler ortaya atılmışsa da; bölgede yaşayan Hristiyan sayısının çok az olmasından dolayı oluşan talep yetersizliği, bölgede bu denli görkemli bir kiliseye karşı yapılabilecek muhtemel provakasyonlar ve mimarinin tarihi önemi gözönüne alınarak Bakanlar Kurulu’nun 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrilmiştir.   Devamı

Sağlam Kafa sağlam vücutta bulunur.M.KAMAL

2013-03-31 15:00:00
Sağlam Kafa sağlam vücutta bulunur.M.KAMAL |  görsel 1

 Sağlam Kafa sağlam vücutta bulunur . M.KAMAL   Günümüzün yaşayan en büyük bilimadamlarından biri olan Stephen Hawking, 1942'de İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tıpçı bir babanın oğlu olan Hawking, aslında bir matematik sevdalısı iken okuduğu okulda matematik bölümü bulunmadığından fizik bölümüne kaydolup üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirilmiştir. Cambrigde Üniversite'sinde evrenbilim üzerine çalışmalarına devam eden Hawking, Sonsuz evren, Big bang, Karadelik gibi teoremleri ile dünyaca ün kazandı. Kazandığı bir çok ödül ve madalyanın yanına çocukları evren bilime yakınlaştırmak için kitapları da ekleyen Hawking, tüm bunları kendisi için özel hazırlanmış bilgisayarlı sandalyesinden yapmıştır.   Devamı

KURTULUŞ SAVAŞINI KİMİN İÇİN YAPTIK ve NASIL KAZANDIK?

2013-03-31 14:51:00
KURTULUŞ SAVAŞINI KİMİN İÇİN YAPTIK ve NASIL KAZANDIK? |  görsel 1

KURTULUŞ SAVAŞINI KİMİN İÇİN YAPTIK ve NASIL KAZANDIK?     KAYNAK: İlk Milli Eğitim Bakanı ve Atatürk' ün yakın arkadaşlarından, İsmet yazan: Dr.Rıza Nur, Hayat ve Hatıratlarım 1929 - 1967 BASKI sayfa 623-624 cild 3 << Şimdi tuttuğumuz siyaset, elimizdeki düstur şudur: "Padişah, halife, hükûmet İstanbul'da düşmanlar elinde esirdir. Biz vekilleriyiz. Onları, dini, milleti, devleti kurtaracağız. Ey millet! Yunan gibi asırlardan beri kölemiz olan bir millete nasıl boyun eğeceksiniz? Bu millet buna dayanamaz. Gayrete geliniz. Din gayreti lazımdır." Çünkü, bütün millet adeta istisnâsız Padişah'a bağlı, sadık, dine bağlı ; Padişah, din diyor, başka bir şey bilmiyor. Harbden de yorulmuş, bitmiş, parasız, sefalette; bu haldeki bir milleti kolay kolay yeni bir harbe hazırlamak da mümkün değil. Bunun için Rumlar ile izzet-i nefislerini gıcıklıyoruz. "Bakkal Yorgi başınıza vali, mutasarrıf; taşcı Vasil jandarma zabıtı olacak, nasıl dayanacaksınız?" diyoruz. Hakikaten Türk buna tahammül edemiyor. Anadolu'dan bu esnadaki seyahatlerimde bizzat böyle propaganda yaparken, bu sözlerin herşeyden müessir olduğunu görüyordum. "Kur'an'ı" apdesthane kağıdı yapacaklar. Size şapka giydirecekler" diyorduk. Bu da pek müessir oluyordu. Talihe bak ki, şapkayı sonunda Mustafa Kemal'in eliyle giydiler. >> ******* ŞAPKAN İNKILABI... Masdar: 'Hayat ve Hatıratım' Müellif: Dr. Rıza Nur, cild 4, sahife 1315 << Halkta büyük bir inkisar oldu. Maneviyatı kırıldı. Gavur olduk zannettiler. Hükûmete diş biliyorlar. Bir gün harb olsa, bu millet gayretle harb etmez. Hem iktisadi müthiş bir zarar. Milyonlarca lira harice aktı, gitti. Bundan da yahudiler istifade ettiler. İtalya ve Fransa&... Devamı

99 YILLIK TARİHİ SKANDAL

2013-03-27 22:47:00
99 YILLIK TARİHİ SKANDAL |  görsel 1

Devamı

Sıradışı Çanakkale-VİDEO

2013-03-19 18:45:00

Sıradışı Çanakkale-VİDEO  Devamı

KİM MİYİZ?

2013-03-18 16:23:00
KİM MİYİZ? |  görsel 1

KİM MİYİZ?    İşte cevabı! Şu isimlere bakınız? Gazanfer, Muzaffer, Mücahit... Harpten sonra Gelibolu’yu ziyarete gelen Avrupa gazetecileri şöyle bir durumla karşılaşırlar. Bu gazetecilerden birisi Türkolog olan mösyö Valentin hatıratında şun...ları yazar.“ Adeta elbisesi çuval olan Türk çocuklarını gördüm ve kendilerine yaklaşarak sordum. “ Kaç yaşındasın sen? - Sekiz. - Sen? - Dokuz. - Sen? - Ben de dokuz. - Senin baban ne iş yapıyor? - Öldü. - Nerde öldü? - Harpte. - Niçin öldü? - Din için öldü. - Din için öldüğünü nereden biliyorsun? - Caminin imamı söyledi. - Diğerleri de aynı cevapları verirler. - Size anneleriniz mi bakıyor? İlki önce cevap verdi. -Üçümüzün de annesi öldü. Bize Ebeninemiz bakıyor. Nerede oturuyorsunuz? Bir eliyle karşıdaki derme çatma bir evi göstererek -Şurada Tam bu sırada ihtiyar bir kadın elinde bastonu derme çatma evinden dışarı çıkarak çocuklara seslenir “ Gazanfer! Muzaffer! Mücahit! Ha, en karanlık gününde çocuklarına bu isimleri takan millet, Bir yerde toprağa gömülse bile, bir başka yerden fışkırır!... Ruhları Şâd, Mekânları Cennet olsun...       ... Devamı

VATAN BÖYLE KAZANILDI

2013-03-18 16:18:00
VATAN BÖYLE KAZANILDI |  görsel 1

Devamı

ÇANAKKALE 1915-YERE İNEN BULUTTA KAYBOLAN NORFOLK TABURU-VİDEO

2013-03-18 16:08:00

ÇANAKKALE 1915-YERE İNEN BULUTTA KAYBOLAN NORFOLK TABURU  Devamı

Efendimiz Çanakkale'de-VİDEO

2013-03-18 16:04:00

Efendimiz Çanakkale'de-VİDEO  Devamı

Çanakkale'de Topçu Seyit Onbaşı

2013-03-18 16:01:00
Çanakkalede Topçu Seyit Onbaşı |  görsel 1

Çanakkale'de Topçu Seyit Onbaşı     Tüm ümitlerin yitirildiği, her şeyin yok olup, sıfıra düşmüş bataryasında 275 kiloluk gülleyi kaldırarak topunu doldurup ateşleyen, mucizeler yaratarak düşman zırhlısını batıran ve zaferin Türkler lehine dön...üşmesinde büyük payı olan bu Koca Nefer kimdir? Sabahın sekizi sıralarında düşman donanmasının yoğun topçu atışlarıyla Çanakkale Boğazı'nda başlayan savaş cephe boyunca tüm şiddetiyle sürer. Gümbürtüden, uğultudan iniltiden boğaz yıkılır. Sırtlar; tepeler; kara toprak, dağ taş duman olur. Boğazın mavi suları düşen ateşten güllelerle yanar alev, alev... Her dakika, her saniye cephede ölüm kusan düşmanların en gelişmiş savaş gemilerinden oluşan güçlü donanması, emperyalist efendilerini utandırmamak,mutlaka masa başında planlandığına uygun kesin zafere ulaşmak tutkusuyla olanca çabalarını gösterip,olanca gayretlerini harcarlar. Önceleri İngiliz zırhlısının dev toplarından yükselen iri,tahrip gücü yüksek ve etkili güllelerle korkunç gürültülerle Mecidiye Bataryası da düşmanın yoğun ateşi altında olduğu halde hiç paniğe kapılmadan cesaretle,özveriyle görevini sürdürür.Komutan Yüzbaşı Hilmi Bey'in yükselen sesiyle attıkları her topu şehit düşmüş olan arkadaşları şereflerine atarlar. Bir ara sığınaktaki telefon çalar.Çalmasıyla birlikte Komutan Yüzbaşı Hilmi Bey telefonun bulunduğu sığınağa koşturur işte tam o anda yeri,göğü inleten müthiş bir patlama olur.Patlamanın şiddetinden her taraf zelzele olurcasına sarsılır ve aynı anda da Mecidiye Bataryası'nın bulunduğu sahaya koyu bir kara duman çöküverir. Ne acıdır ki bu olay... Devamı

SEYİT ALİ ONBAŞI

2013-03-18 15:50:00
SEYİT ALİ ONBAŞI |  görsel 1

SEYİT ALİ ONBAŞI   Seyit Ali Çabuk, veya Seyit Ali Onbaşı, (d. Eylül 1889 - ö. 1939) I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde çarpışan Osmanlı askeri. 1889 yılının Eylül ayında Balıkesir'in Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babası Abdurrahman, annesi Emine idi. 1909 yılında Osmanlı Ordusu'na katıldı. Balkan Savaşı'nda çarpıştı. I. Dünya Savaşı'nın başlaması ile Çanakkale Cephesi'nde topçu eri olarak göreve başladı. 18 Mart 1915'te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı'nı geçmek için saldırıya geçti. Bu sırada Seyit Onbaşı Rumeli Mecidiye Tabyası'nda görevliydi. Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Yapılan atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandı. Bunun üzerine Seyit Ali 275 kilogram[1] ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi. Seyit Ali, ilk iki atışta Bouvet'e hafif bazı hasarlar verdiyse de, üçüncü atışında Fransız zırhlısı Bouvet'e ağır yara verdi. Atılan mermi geminin su kesiminin biraz altına isabet ederek geminin anında yan yatmasına neden oldu, daha sonra Nusret mayın gemisi'nin döktüğü mayınlardan birine çarptı. Bouvet de bu yaradan kısa bir süre sonra alabora olarak battı.[3] Bu yüzden komutan ona onbaşılık görevini verdi. Çanakkale savaşından bir gün sonra Seyit Ali Onbaşı'ndan top mermisi sırtında fotoğrafı çekilmesi istendi. Seyit Ali Onbaşı ne kadar zorlansa da top mermisini kaldıramadı. Sonra Seyit Ali Onbaşı yine savaş çıksın yine kaldırırım dedi. Bundan sonra ancak fotoğrafı tahta bir mermiyle çekilebildi. Savaşın s... Devamı

KENDİ CENAZE NAMAZINI KILAN ŞEHİTLER

2013-03-18 15:44:00
KENDİ CENAZE NAMAZINI KILAN ŞEHİTLER |  görsel 1

 KENDİ CENAZE NAMAZINI KILAN ŞEHİTLER   OLUR MU, OLMAZ MI ? Demeyin... Tamamen gerçek bir hikayeden alıntıdır...   "Babamım dostlarındandı. Dimdik yürüdü. Hani Allah'tan başka kimsenin önünde eğilmemiş tipler vardır ya, öyle biriydi. Ben çok küçüktüm, evimize misafir gelirdi. "Oğul" diye seslenirdi hep. Bağdaş kurmaz, diz çöker öyle otururdu. Gaz lambası ışığında daha bir heybetli görünürdü gözüme. Hep bitip tükenmek bilmeyen harp hatıraları anlatırdı. Çanakkale, Gazze, Kafkas cephelerini dolaşmış; Sakarya, Dumlupınar'da savaşmış. Ancak İzmir'in kurtuluşundan sonra köyüne dönebilmişti. Anlattıklarında hep acı, kan, cefa vardı. Kolay mı kazanılmıştı bu vatan? Ölüm neydi ki? Şerbet içmek kadar kolaydı. "Biz kendi cenaze namazımızı kendimiz kıldık Çanakkale'de !" derdi sık sık. Olur muydu?? Kirte muharebeleri sırasında bölükler arka siperlerde hücum sıralarını beklemektedirler. Ön siperlerdekiler ileri fırlamış boğuşuyorlar. Yüzbaşı hucum için emir bekliyor. Bütün asker süngü takmış siperden fırlamak için hazır. Sinirler gergin... Bütün dudaklar kıpır kıpır dualar okuyor, kelime-i şehadet getiriyor. Süre uzuyor. Yüzbaşı erlere sesleniyor... "Yavrularım... Aslanlarım... Biraz sonra Cenab-ı Rabb'ül Alem'in huzuruna varacağız. Abdestsiz gitmeyelim...Haydi ! Tüfeklerimizin kabzalarına ellerimizi sürüp, hep beraber teyemmüm edelim..." Teyemmüm edilir... Bekleme devam etmektedir. Biraz sonra Yüzbaşı; " Çocuklarım... Sanıyorum biraz daha bekleyeceğiz... Önümüzde biraz daha zaman var. İleride arkadaşlarımız şehit oluyor. Hem onlar için, hem de vakit varken, ... Devamı

BU ŞEHİDİN ÇANAKKALE'DE

2013-03-18 15:38:00
BU ŞEHİDİN ÇANAKKALEDE |  görsel 1

Devamı